Merhaba bugün simetri tasarımlar hakkında yazmak istedim Mimarlar neden simetriden kaçınır simetri iyimi kötü mü? Karar sizim, geçtiğimiz günlerde yaptığım bir tasarım da müşterim sürekli olarak simetri olan tasarımlar yapmamızı benimde bu konuda zorlanmam hasebi ile geçmişte kendimi nasıl simetriden uzaklaştırdığım bilmiyorum, Kendime çok sormuştum simetri iyi mi kötü mü diye şimdi sizlere soruyorum sizce?

Mimarlığı bir meslek olarak yapabilen tek canlı insan ve insan kendi hayalgücü ve istekleri doğrultusunda kendi çevresini bilinçli olarak değiştirebilen veya doğaya karşı durma ‘ego’suyla donanımlı tek canlı aynı zamanda.

Simetrinin doğada bir gücü var, yaşamlarını devam ettirebilmek, hareket ederek bir yerden bir yere sapma yapmadan, yuvarlanmadan ulaşabilmek için, rüzgar gibi tabiat olaylarına karşı dengesini koruyabilmek için ve hatta yapılan araştırmalara göre karşı cinsiyete çekici gelerek soyunu sürdürebilmek için doğadaki canlılar simetrinin gücüne muhtaç.

Ancak, bu düzeni kendisi de bir simetrik canlı olmasına karşın, kendi beynini kullanarak yıkabilen, değiştirebilen tek canlı olan insan bundan bir egemenlik, üstünlük hazzı duyabilen de tek canlı aynı zamanda. Ve bu üstünlüğünü yaşatıp, çevresine farklılığını hissettirmeği seviyor, istiyor, bilinçli olarak bu gücünü sergilemek istiyor. Buna da biz en basit tarifiyle sanat diyoruz, mimari dahilinde veya dışında, ve gözümüze hoş gelenleri de yücelterek bu karşı duruşu destekliyoruz. Çünki aynı ego bizde de var ve bizim bu yönümüzü besleyen ürünleri desteklemek 

‘kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor’.

Ve her ne kadar simetri mimarlığa klasik çağın dengesini, estetiğini, gücünü ve otoritesini hissettirebiliyorsa da, mimar elindeki yaratıcı gücü, hükmetme becerisini kendi lehine kullanmayı tercih ediyor. Doğanın sürekli farklı bir yerinde olmak, insan olmasının getirdiği gücü kullanmak için.

Kısaca oğadaki yaratıklar simetrik. İnsan simetrik, bir simetri ekseni keser insanı, bir yaprağı, bir hayvanı, bir kuşu… Peki dedim doğa simetrikse ve objeyi simetrik meydana getirdiyse , neden mimarlık bu oranları sevmiyor, simetriden kaçıyor?

Sonra anatomiyi düşünmeye başladım. İnsan dışarıdan simetrik görünüyor ama , aslında değil, kalbi solda… İçerden birşeyler simetriyi bozuyor yani… Fakat diğer bir organ içsel dengeyi sağlıyor… Yani bir denge sözkonusu simetriden önce… Denge kurulduğunda tarasım doğru işlemeye başlıyor…

Simetriyi ne takıntıya dönüştürmeli ne de korkmalı bence. Bakıyorum kullandığım mause simetrik, çok ta güzel, monoton değil, Bence simetri korkusu , bir saplantı. Neden simetrik olduğuna altı dolu bir cevap verebilecek her bina estetik açıdan tatmin edici olabilir bence.