“Tertemiz kağıttan daha tatmin edici bir şey var mıdır? Renkli kağıt ve dokuların arasında eşleşmeler yapmak ve stock için seçimler üretmek…” – Frank Lloyd Wright

Frank Lloyd Wright Kimdir?

Frank Lloyd Wright, 532’si tamamlanan 1000’den fazla yapı tasarlayan Amerikalı Mimar, İç Mimar, Yazar ve Eğitimcidir.

Frank Lloyd Wright, Prairie  School’un mimarlık hareketinin lideriydi ve Birleşik Devletler ’deki kentsel planlama konusundaki benzersiz vizyonu olan USONİON konseptini geliştirdi.

İlk önce Midwest kara mekanından (landspace), alçak konsolide tavan çizgileriyle etkileyen ‘Parrie evleri’ ile daha sonra Tokyo’daki Imperial Hotel, New York’taki Guggenheim Museum of Art, ve nefes kesici Batı Pennsylvania’daki ‘Şelale Evi’(Fallingwater) yapıtları ile malzemelerin doğasını ifade eden bir yapı tarzı ‘Organik Mimari’ (organic architecture) anlayışı benimsemiş ve mimari dünyaya tanıtmıştır.

Frank Lloyd Wright’in Hayatı ve Kariyeri

Frank Lloyd Wright, 8 Haziran 1867’de Richland Center, Wisconsin ABD’de dünyaya geldi. Babası vaiz ve müzisyen olarak oğluna müziği ‘sesin bir yapıtı’ olarak dinlemeyi öğretti. Yirmi yaşındayken evden uzaklaştı ve Mimarlık peşinde Chicago’ya gitti. Adler ve Sullivan çalışmalarını keşfetti ve bir iş başvurusunda bulundu ve yaklaşık yedi yıl boyunca Louis Sullivan’da çalıştı. 1893 yılında kendi pratiğini kurdu. 1893’ten 1909’a kadar Chicago’da ve çevresinde yapılan çalışmalarında mimaride yeni bir konseptin geleceğini gösterdi. Larkin Binası ve Birlik Tapınağı yirminci yüzyılın teknolojisi ve malzemeleri tarafından mümkün kılınan tasarım ve mühendislik yeniliklerini gördü. Betonarme, cam, çelik, sac ve konsol (kenardan içeriye taşınan bir destek) vasıtasıyla bina gerçeğinin içinde yer aldığı bir mimari geliştirildi. Kurtarılan iç mekanın doğası gereği neredeyse mistik olan kaçınılmaz bir unsuru, yaptığı her şeyde nüfuz etme kalitesidir.

1932’de Wright ve eşi Olgivanna, kendi evlerinde Taliesin mimari eğitim stüdyosunu kurdu. Wright’in yaptığı çalışmaları arttıkça yaratıcı dehasının gücü de arttı. Kendisinden dökülen formların, fikirlerin, şekillerin, alanların, kavramların ve yeniliklerin çeşitliliğinin sona ermediği görülüyordu. Wright, 9 Nisan 1959 yılında Phoenix, Arizona, ABD ‘de hayata gözlerini yumdu. Wright’in ölümünden sonra Taliesin Mimari okulunda verdiği eğitimler ile arkasında organik mimari anlayışını benimseyen bir grup insan bıraktı: Taliesin Kardeşliği, bu büyük üstadın eserlerini, arşivlerini ve ilkelerini koruyan ve korumaya devam eden Frank Lloyd Wright Vakfı’nı kurdu.

Eğitimi (1885-1887)

1886 yılında Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. Eğitim sürecinde inşaat mühendisi Prof. Allan ile çalıştı. Wright, 1955 yılında Universty of Fine Arts Doktora derecesine sahip oldu.

Genel bilgilerin dışında asıl önemli olan ve hayatına dokunan bilgileri vermek gerekirse benim için de önemli olan ve gerçek anlamda bilgilendirici olan aşağıda okuyacağınız bilgilerdir.

  • 1867’de wisconsin’de bir çiftlik ortamında doğuyor, doğayla iç içe ve doğadan çok etkileniyor. hatta tanrıyı doğa olarak adlandırıyor öyle bir bağlılığı var.
  • okulla eğitimle arası pek iyi değil, liseyi de terk ediyor, geri dönüyor sonra kabul edildiği üniversiteyi de terk ediyor. fakülteyi bitirse inşaat mühendisi olacak, ama bitirmeden de baya iyi mühendis.
  • mimarlığa meraklı, chicago’da dedesinin projeleri üzerinde çalışan bir ofise teknik ressam olarak giriyor. sonra oradan da sıkılıyor, işi bırakıyor. ama sonra yeniden başlıyor bu sıkılma hali bir ömür sürüyor.
  • mimarlar yer üzerinden anlatılır, mimar kendini yer üzerinden şekillendirir. yazısı da çizdiği çizgi de okuduğu okuldan ziyade yaşadığı yerin ve ortamın bir ürünüdür. kahramanımız da wisconsin’deki çiftlik evinden chicago’daki büyük şehir hayatına uyum sağlarken tasarım çizgisini oluşturuyor.
  • büyük chicago yangını (1871) şehrin 2000 dönümlük bölümünü kül ediyor. bu da yeniden bir kent inşa etmek demek, bu çabaya tabii ki wright da dahil oluyor.
  • chicago’daki mimari taşradan gelmiş genç mimar wright’ı hiç çekmiyor, bu ağır binalar onun tarzı değil. chicago’da etkilendiği tek bir mimar var, o da efsane louis sullivan.
  • louis sullivan için ayrı yazı gerekir ama tasarım çizgisini şöyle özetleyebiliriz: sade cepheler, basit geometrili ferah binalar. ofiste terör estiren psikopat mimarlardandır,gökdelen konseptiyle uğraşan ilk mimardır ve üçe geçmiş tüm idealist talebelerin bir kere sosyal medyaya yazdığı ‘’form follows function’’ sözünün de sahibidir.
  • wright sullivan’ın yanında işe giriyor, görevi sullivan’ın projelerinin detaylarını çizmek. sullivan ticari yapılar tasarlayan bir mimar, arada hatır gönül ile konut işi geliyor, sullivan o işleri wright’a paslıyor. zamanla wright ofisin konut işlerinden sorumlu mimar oluyor.
  • wright’a ofiste kazandığı para yetmiyor, zamanla kaçak işler almaya başlıyor ve bu yüzden kovuluyor. wright kovulduktan sonra kendi ekibini kurup ofisini açıyor.
  • bu ekip wright’ın tasarım dilinden anlayan, hatta o dili konuşan bir ekip, hatta bu taşralı tarzı ‘’bozkır mimarlığı’’ isimli bir mimari üsluba dönüştürüyorlar. bu da uzun uzun anlatılır ama şöyle özetleyelim: gösterişten uzak işlev temelli taşra mimarlığı.
  • 1890’lardan itibaren frank lloyd wright tanınmaya, meşhur olmaya başlıyor (gerçek starchitect), aranan konut mimarlarından biri haline geliyor. new york’un ve chicago’nun zenginleri bozkır mimarlığı üslubundan çok etkileniyorlar.
  • bu arada kadınlarla arası iyi, evli olmasına rağmen çapkın bir abimiz, çocuklarıyla da pek ilgilenmiyor. normalde bu yazılarda magazin işlerine pek girmeyi sevmem ama wright’ın hayatı genelde kadınlar yüzünden değişiyor, mimari çizgisi de bundan etkileniyor.
  • eşinin bir arkadaşıyla tanışıyor, kadınla birbirlerinden hoşlanıyorlar. kadının adı mamah chaney, kendisi de evli. 1903’te kendisine bir ev tasarlıyor ve yakınlaşıyorlar.
  • bu dönemde furbeck evi, heurtley evi, beachy evi incelenebilir. baya güzel konutlar tasarlıyor. ama wright her zamanki gibi yaptığı şeyden sıkılıyor. bu arada eşiyle bir japonya yapıyorlar, baya etkileniyor japon sanatından ki fonksiyon temelli mimari üslubuna çok yakındır japon sanatı.
  • wright japonya’dan dönünce işe sarılıyor, bu sanatı işlerine uyarlıyor. ama tabii ki sıkıntı geçmiyor. hem hanımdan sıkılmış hem işten sıkılmış mamah chaney’i alıp avrupa’ya kaçıyor. burada aile trajedileri yaşanıyor, avrupa’da kalıyorlar bir süre.
  • bu süre zarfında hayatlarının bir kısmı almanya’da, bir kısmı ise italya’da geçiyor. toscana’da yaşıyorlar.
  • wright avrupa’da amerikan mimarisini yaşatmak ve avrupa mimarisine pek dokunmamak istiyor ama kentlerin güzelliğine vuruluyor. burada iki ciltlik bir kitap yazıyor. bu kitap avrupa’da mimarlığı öyle bir değiştiriyor ki aklını alıyor ünlü mimarların (frank lloyd wright: uygulanmış yapı ve tasarımları kitabın ismi).
  • etkilenen mimarları şöyle sayayım: le corbusier, mies van der rohe, walter gropius. bunların biri avrupa mimarlığının sahibidir, diğeri chicago’nun komple sahibidir, diğeri de bauhaus ekolünün sahibidir siz düşünün artık.
  • abd’ye dönüyorlar, ve burada güzel bir ev yanına da ofis inşa ediyorlar. ismi taliesin. evet doğru tahmin ettiniz, adam avrupa’dan da sıkılıyor. baya ofisini tasarlamış ama inşa etmemiş dönmüş.
  • burada bir trajedi daha var, taliesin’de çalışanlardan biri wright şehirde yokken cinnet geçiriyor, önce chaney ve çocuklara saldırıyor, sonra evi komple ateşe veriyor. mamah chaney dahil 7 ölü var.
  • wright taliesin’i yeniden inşa ediyor, buradan bu kadar bahsetmemin nedeni ciddi ciddi taliesin’in frank lloyd wright mimarlık fakültesi gibi çalışması. ki bu taliesin dönemi birinci dünya savaşı dönemidir, pek fazla iş alamaz aldıkları da uygulanamaz.
  • ama burada bir grup japon yatırımcı ortaya çıkıyor, ve wright gelmiş geçmiş en görkemli işine imza atıyor, tokyo imperial oteli. burası bir mühendislik harikasıdır burayı sadece fotoyla geçmeyelim.
  • imperial oteli o zamanın 7.9 depremine dayanmış bir mühendislik şaheseridir. o depremde tam yarım milyon yapı yıkılmıştır öyle böyle deprem değil yani.
  • deprem yükünü sönümleyebilmesi için bu yapıda bölücü bağlantılar derin temelle birleştirilmiştir ki bu o zaman için bir strüktür devrimidir.
  • bu yapı wright’ın çizgisine göre biraz fazla süslemelidir, asya bozkır üslubu diyebilir miyiz pekala diyebiliriz.
  • 1920 yılından sonra wright’ın hayatında bir los angeles sayfası açılıyor, wright bu neşeli şehri çok seviyor ve burada yapılar tasarlıyor. hatta burada blade runner’da görünen bir ev var onu da bulayım size.
  • frank lloyd wright tasarladığı yapılar konusunda çok tutucudur, yapının nasıl kullanılacağına dair sözleşmeler imzalatmaya çalıştığı bilinir. yapıdaki mobilyaları da kendi tasarlar hatta.
  • konut tasarımı ile derdini ‘’bir yaşam alanını bütünlüklü bir sanat eseri haline getirmek’’ olarak tanımlar. tanımın güzelliğine bakar mısınız.
  • bu arada bozkır mimarisi üslubu evrim geçirmektedir, bu yeni üslubu da organik mimari olarak tanımlar. organik mimari yere bağlı mimari demektir. proje derslerinde genelde öğrenci ve hoca arasındaki tartışmalar tam da buradan çıkar.
  • bu arada flw miriam isimli bir akıl sağlığı bozuk hanımla birlikte oluyor, sonra boşanıyor ve 26 yaşındaki bir balerine aşık oluyor. bu hanım hayatına giren son hanım, 57 yaşında bu balerinle tanıştığında wright. balerinin adı da olga neden bu kadar gizem yarattım ben de bilmiyorum.
  • 1925–1932 arasına geldik, bu ara pek iş yok wright’ın elinde. kitap yazyor, organik mimariyi anlatıyor. bu arada hayatına giren hanımlar yüzünden toplumda pek sevilmiyor, kötü bir şöhreti var.
  • bu dönem bitince de bir mucizeyi gerçekleştiriyor. bu mucizenin adı, şelale evi.
  • kaufman isimli yatırımcının yazlık kulübesidir aslında şelale evi, wright kaufman ile buraya gidiyor ve yere aşık oluyor. kulübenin bulunduğu parselde bir şelale akıyor, ve wright kaufman’ı buraya bir konut yapmak için ikna ediyor.
  • bu ev gerçekten o dönemin şartlarında yapılması çok zor bir evdir, yüklenici firmalar kaçmıştır, hatta wright bile bırakmıştır bu projeyi bir ara ama kaufman dik durmuştur. olağanüstü bir sanat eseri çünkü bu.
  • bu yapıya baktığımızda, kesişen dik düzlemler görürüz. bu yapıda gördüğümüz güçlü ve dışarıdan seçilen baca wright’ın imzasıdır, ama herkesin taklit ettiği bir imzaya dönüşmüştür (benim de portfoliomda 2 tane var, hatta birinin dövmesi de mevcut yani öyle böyle bir imza değil bu imza). organik mimarinin kusursuz anlatımı budur, yerden yükselir, yerle yükselir ve ışığı doğru yükselir.
  • ama yapıya bir mühendis olarak bakarsanız baya büyük problemler görürsünüz, yalıtım sorunları vardır, strüktürel problemler vardır ve bakım maliyeti çok yüksektir bu yapının.
  • burada artık wright daha anıtsal bir tarza dönmüş, bozkır mimarisini tamamen terk etmiştir. sürekli kendini yenileyip tarzını değiştirmesinin sebebi sıkılgan yapısı olabilir. (burada mimarlığa çok meraklı basketbol koçu andrea trinchieri’nin ‘’rutin sizi öldürür’’ sözünü de kullanmak istedim).
  • bu arada kente dair çalışmaları da var, bağdat’a harika bir kent planı yapıyor ama kral faysal devrilince uygulanmıyor.
  • olga ile taliesin west’i kuruyorlar, yer arizona. hayatının sonuna kadar burada yaşıyor ve burası birçok genç mimar için okul oluyor. herkes gönüllü çalışıyor, birçok şey öğrenip yuvadan uçuyor.
  • yaşlandıkça skandallar unutuluyor, toplum onu tekrar sevmeye başlıyor. 2. dünya savaşı öncesi savaş karşıtı açıklamalar yapıyor. barış yanlısı bir adam orası kesin bu toplara da giriyor yani.
  • 2. dünya savaşı’nda, zamanında ondan etkilenen mimarlar mies van der rohe ve gropius abd’ye taşınıyorlar, ve ondan bayrağı devralıyorlar. bu abd için büyük bir şanstır bir mimari üslubun kendini yenileyerek devam ettirmesini bu adamlar sağlamışlardır.
  • 50’lerde wright son mucizesine imza atıyor. solomon guggenheim soyut resim koleksiyonu için daimi bir mekan arıyor. wright’a gidiyor ve bir sanat tapınağı yapmaya karar veriyorlar.
  • tasarladıkları sanat tapınağı yukarıdaki fotoda. bu fotoya baktığımızda ilk önce masif dairesel bir imaj gözümüze çarpıyor. o imaj ziggurat’ın ters çevrilmiş hali. şimdi güzel bir soru akıllara geliyor, ziggurat ne birader?
  • ziggurat şu: eski mezopotamya’da kullanılan tapınaklara ziggurat deniyor, şekli de piramitleri andırıyor. burada da ters bir piramit görüyoruz aslında.
  • burası hala abd’deki en sıradışı mimari mekanlardan biridir, aralıksız yükselen spiral bir galeridir bu. yani rampa çıkarak geziyorsunuz müzeyi.
  • wright bu işten sonra taliesin’de huzurla yaşadı, 91 yaşında da mide bağırsak sorunları yüzünden vefat etti. ben de kendisinin güzel bir sözüyle bu yazıyı bitireyim.

‘’sanatın atası mimaridir, kendimize ait bir mimari olmazsa kendi medeniyetimizin ruhuna sahip olamayız’’

Frank Lloyd Wright’ın Birlik Tapınağı

Frank Lloyd Wright’ın önemli yapıların biri olan Oak Park’taki Birlik Tapınağı 23 milyon doların üzerinde bir restorasyondan geçiyor.

Chicago Tribune raporlarına göre Oak Park’ta bulunan tapınağın bütünlüğü ilk olarak 2008 yılında tavanın büyük bir parçasının düşmesiyle birlikte sorgulanmaya başlandı.

Bir jeotermal ısıtma sistemi ve havalandırmanın binaya entegre edilmesiyle mekan ilk defa yıl boyunca kesintisiz bir hizmet sağlayacak.

Yenilenen tapınağın 2016 yılı sonlarında yeniden açılması planlanıyor.

frank floyd2 - Frank Lloyd Wright
Birlik Tapınağı

Frank Lloyd Robie House

Wright bu evi zengin bisiklet ve motorsiklet üreticisi Frederick C. Robie için 1910’larda yapmıştır. Robie evi, cadde seviyesinden yatay düzlemlerle yükseltilmiş bir cephe ve aynı düzenin devamının sağlandığı alçak tavanlı iç mekanlardan oluşur. Evin mahremiyetinin sağlandığı kapalı mekanlar ile caddeye doğru bu mahremiyetin seviyesinin yavaş yavaş açık mekanlar arasında özenli bir denge kurulmuştur.

Robie House - Frank Lloyd Wright

FRANK LLOYD WRIGHT’IN MİMARLIK LABORATUVARI

Mimarlık meraklıları için Frank Lloyd Wright’ın mimarlık laboratuvarı adeta ziyaret edilmesi gereken kutsal bir mekan. Arizona Çölü’nde 250 hektar araziye yayılan Taliesin West, usta mimarın devrimsel organik mimarlık felsefesini geliştirdiği ve bu tarzının denemelerinin birçoğunu tasarladığı yer. Wright’ın bu kış evinde yaptığı mimarlık deneylerinden en meşhur olanları New York Guggenheim Müzesi ve Amerika’nın birçok bölgesinde yapmış olduğu Usonian Evleri.

Çöldeki bu ilham verici kampüsün herkes için ulaşılabilir olmadığının farkında olan Frank Lloyd Wright Vakfı, yeni bir çevrim içi 3D portal geliştirdi. İsveçli coğrafi araştırma şirketi Leica Geosystem ile birlikte geliştirilen Frank Lloyd Wright 3D Laboratory, ölçeği bakımından en iddialı online mimari tur.

Leica’nın saniyede 360.000 nokta taramayı sağlayan son araştırma teknolojilerini kullanarak, uzmanlar bir hafta boyunca Taliesin West’in her köşesini, objelerden kaktüslere kadar taradı. Deneyimin görsel gerçekliğini en üst noktaya taşımak için;taranan mekan bilgileri, gelişmiş 3D kamera ile çekilen görseller ile birleştirildi.

Bu iddialı arttırılmış gerçeklik projesi öncelikle vakfın koruma çalışmalarına önemli katkı sağladı. Wright fikirlerini çoğunlukla kasap kağıdına eskiz yapıp öğrencilerine inşa etmesini söyleyen bir tasarımcıydı. BU nedenle  Batı Taliesin’e ait kesin plan çizimleri yoktu. Vakfın Koruma Başkanı Fred Prozillo ‘Batı Taliesin son derece kompleks bir bina. Her şey el yapımı, her şey buraya özel ayarlanmış, binaya dair her şey doğası ile birlikte tasarlanmış.‘ sözleri ile binanın inceliklerini ve koruma zorluklarını dile getiriyor. Bu çalışma süresince toplanan dijital modeller ve kesin ölçüler sayesinde binanın koruma programı için önemli bir altyapı elde edildiğini dile getiriyor.

Vakfın CEO’su  Stuart Graff  3D Lab’in koruma ve arşivlemeye olan büyük katkısının yanında laboratuvarı ziyaret imkanı olmayan kişiler için bu uygulamanın öneminin altını çiziyor. Taliesin West’in teraslı kurgusunun özellikle engelli ziyaretçiler için zorlu bir fiziksel deneyim olduğunu açıklayan Graff, binayı ziyaret edemeyen ya da dolaşım engeli olan kişilerin VR teknolojisi ile Wright’ın mekanlarını deneyimleme fırsatına sahip olduğunu dile getiriyor.  Graff aynı yöntemle Wright’ın Wiscosin’de bulunan Taliesin Evi’ni de taramayı planladıklarını söylüyor.

Frank Lloyd Wright Foundation - Frank Lloyd Wright
Frank Lloyd Wright Foundationn - Frank Lloyd Wright

Graff, Wright’ın bir binayı tasarlarken, bölgenin ekolojik durumunu merkeze alan tasarım prensiplerinin mümkün mertebede çok kişiye ulaştırılması gerektiğinin günümüzde öneminin arttığının altını çiziyor. “Wright binaların mimarı olmaktan öte, fikirlerin mimarıydı. Sürdürülebilirlik ve iklim ile ilgili gerçekliklerle yüzleştiğimiz bugünlerde Wright’ın tasarım prensiplerine daha yakından bakmanın zamanı geldi.” diyen Graff, Batı Taliesin’de yerel çöl kayaları ile inşa edilen duvarların ekolojik olarak bilinçli ve çevresi ile uyumlu binalar üretme prensibine önemli bir model oluşturduğunu belirtiyor.

Yeşil mimarlığın babası olarak görülen Wright’ın temel arzusu modern kullanıcının ihtiyaçlarına cevap veren, doğası ile uyum içerisinde binalar tasarlamaktı. Yerel malzemenin kullanıldığı, iç mekana maksimum güneş ışığı almayı mümkün kılan çatı tasarımları, mekanları mekanik havalandırma ve soğutmaya gerek kalmayacak şekilde açıklık ve üst örtülerini biçimlendirerek maksimum konfor ve minimum enerji sarfiyatına odaklanan tasarımları ile dikkat çekiyordu. Batı Taliesin’in serin koridorlarında Arizona Çölü’nü gördüğünüz manzara ile inanılmaz bir deneyime dönüşmesi gibi.

Graff’e göre Wright şu an yaşıyor olsaydı tüm dijital ve teknolojik gelişmelerin kullanılmasını desteklerdi. Denemek ve yenilik Frank Lloyd Wright’ın 70 yıllık kariyerinin merkezindeydi. Geleceğe ve biz tasarımcılara büyük bir yatırım yapmış olan vakfın sitesinden bu laboratuvarı 3 boyutlu deneyimlemek için bağlantıyı takip etmeniz yeterli.

Bizlere yepyeni bir deneyimin kapısını açan bu haber ile birlikte, hayatı ve işleri ile çağdaş mimarlığın biçimlenmesinde önemli bir yeri olan Frank Lloyd Wright’ın hayatı ve işlerine daha yakından bakmak istedik.

ERKEN ÇALIŞMA YILLARI VE ŞİKAGO

Wright 1887 yılının başlarında Madison’dan ayrıldı ve J.L.Silsbee ile çalışmaya başladı. Bu dönemde ağrılıklı olarak mimari detaylar üzerine çalıştı. Harika eskizleri ile bilinen J.L.Silsbee, Wright’ı çizgisel bir tarz ve ifade biçimi oluşturmak konusunda önemli anlamda etkiledi .Daha sonra meşhur mimarlık ofisi Dankmar Adler & Louis Sullivan ofisinde çalışmaya başladı. 1889 yılında gökdelenlerin babası olarak anılan Louis Sullivan’ın baş asistanı olmayı başardı. 1893’te kendi mimari ofisini açıncaya kadar Sullivan ile çalışmaya devam etti. Süslü Avrupai akımları reddeden ve ‘Biçim fonksiyonu takip eder’ (Form follows function) sözü ile bilinen Sullivan’ın Wright’ın mimari tarzının biçimlenmesinde önemli etkisi oldu. Wright, Sullivan’ın kendine has eksiksiz bir Amerikan mimari stili yaratmakla ilgili hayalini devraldı.

Louis Frank - Frank Lloyd Wright

1889 yılında Sullivan’ın asistanı olmakla beraber Wright’ın hayatında meydana gelen bir diğer gelişme de 19 yaşındaki Catherine Tobin ile evliliği oldu. 6 çocuk sahibi olduğu bu evliliği süresince yaşadığı Oak Park, Şikago’da bulunan evi (Frank Lloyd Wright Evi ve Stüdyosu) ilk mimari şaheseri olarak kabul edildi. Kendi evini tasarlamanın heyecanı ile dolu olan Wright, gerekli parayı temin edebilmek için Sullivan’la beş senelik bir sözleşme imzaladı. Oak Park Şikago’da kendisine ağaçlıklı bir arazi satın alan Wright, mütevazı evinin tasarımında geometrik şekiller ve hacimlerle ilgili dehasının ipuçlarını veren bir tasarım yaptı.

Chicago Architecture Center - Frank Lloyd Wright
Chicago Architecture Centerr - Frank Lloyd Wright